Ağu 25
İnsanın yolu kolay kolay buralara düşmez diye düşünenler olabilir, ancak yolu düşenler için bitmez yaşama imkanları sunar Akseki ve çevresi. Eğer bir gün yolunuz Akseki’ye düşerse, ilçenin mimari şaheserleri olan ahşap evlerinin büyüsüne kapılmanız kaçınılmazdır…
Çocukluğumdan kalma bir anım var unutamadığım; kar fırtınasının kararttığı boşluğun ortasında, yüzü dahil başının her yerini poşuyla kapamış, kavruk bir adam, kasaba meydanında, Akseki’den getirdiği, mandalina, portakal, limon türü narenciyeleri satmaya çalışıyor. Büyük ihtimalle, Manavgat veya Alanya’dan satın aldığı bu ürünlerin küçük ticaretiyle hayatını kazanmak istiyordu. Bu manzara üzerine yıllarca düşünmüşümdür. O adam hem zorluklara göğüs geriyor hem de ticaret denilen olgunun gereklerini her şart altında yerine getiriyordu. Bu resim, Akseki ve Aksekilinin bugün de devam eden hayat ve mücadelesini bir nebze olsun açıklayabilir. Ticaret, ama ne olursa olsun hep ticaret. Başka yol yok.
Yazının Tamamı »
Bu Yazıyı Paylaşın
Ağu 25
Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Beşir Yüksel, Bolu Abant Tabiat Parkı’nın yoğun insan baskısı, erozyona uğrayan toprağın akarak gölü doldurması sonucu SOS verdiğini söyledi.
Bolu Orman Araştırma Müdürlüğü’nde görevli yüksek orman mühendisleri Mehmet Tokcan, Metin Serin, Mahir Erdem, Çevre ve Orman Müdürlüğü Abant Sorumlusu Cemile Abdulganioğlu, Abant Bölge Şefi Şerif Sayım’dan oluşan heyetle bölgede incelemelerde bulunan Yüksel, endişeli:
“Yoğun insan baskısının yanı sıra bir de otlatma ve hayvancılığın olması, erozyona uğrayan toprağın göle akarak gölün dolmasına, gölün değişmesine neden oluyor. Abant, kısaca SOS veriyor. Abant bu şekilde kullanılmaya devam edildiği sürece parkın sınırları içerisinde ardıç, çam ve göknar ağaçlarının yetişmesi çok zor olacak. Yaklaşık 10 yıl sonra Abant’ta taş ve kayadan başka bir şey kalmayacak. Yamaçlarda yarım insan boyunda toprak alt kısımlarda toplanarak göle akıyor. En kısa zamanda önlem alınmaması durumunda Abant, çıplaklaşarak kayalık durumuna gelen dağ ve tepelere dönüşecek.”
Yazının Tamamı »
Bu Yazıyı Paylaşın
Ağu 25
Ünlü tiyatrocu Levent Kırca, afrodizyak özelliği bulunduğu belirtilen mavi yengeçlerle kendisine ziyafet çekti.
Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu beldesine bir yakınını ziyarete gelen Levent Kırca, afrodizyak etkisi yaptığı ifade edilen mavi yengeçten yedi. Mavi yengecin çok lezzetli olduğunu belirten Kırca,”Silifke’de ilk defa yengeç yedim. Çok hoşuma gitti. Silifkeliler bana ‘Yengeç insanı zinde tutar, insanı hareketlendirir, enerji verir’ dediler. Ben de ilk defa yememe rağmen hoşuma gitti. Gün boyu Silifke’nin tarihi ve ören yerlerinin yanında sahillerini geziyorum. Yorucu bir günün sonunda afrodizyak
özelliği olduğu söylenen ve enerji veren mavi yengeci yiyerek yorgunluğumu atıyorum” dedi.
Yazının Tamamı »
Bu Yazıyı Paylaşın
Son Yorumlar